Close Menu

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Gençlerin Üniversite Bölüm Tercihleri, Tercih Nedenleri ve İşsizlik Korkusu

    Temmuz 16, 2026

    Denizci Bir Gençlik, Mavi Bir Gelecek

    Mayıs 15, 2026

    Platform Kapitalizmi ve Bilişsel Sömürü

    Mayıs 15, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    Genç Enstitü
    İletişim
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • Uzmanlarımız
    • Görüş
    • Analiz

      Gençlerin Üniversite Bölüm Tercihleri, Tercih Nedenleri ve İşsizlik Korkusu

      Temmuz 16, 2026

      Denizci Bir Gençlik, Mavi Bir Gelecek

      Mayıs 15, 2026

      Platform Kapitalizmi ve Bilişsel Sömürü

      Mayıs 15, 2026

      Avrupalı Gençlerin ‘Güvenli Liman’ Arayışı

      Mayıs 15, 2026

      Gençlik ve Yeni İletişim Dinamikleri

      Mayıs 2, 2026
    • Rapor
    • Kitap
    • Video
    • Eğitim
    • İnfografik
    Genç Enstitü
    Anasayfa » Platform Kapitalizmi ve Bilişsel Sömürü
    Analiz

    Platform Kapitalizmi ve Bilişsel Sömürü

    Dr. Hatice SururiYazar Dr. Hatice SururiMayıs 15, 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr WhatsApp VKontakte Email
    Paylaş
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1. Giriş 

    Platform kapitalizmi, dijital platformlar aracılığıyla veri üretimi, verinin işlenmesi ve ticarileştirilmesine dayanan yeni bir birikim rejimi olarak ortaya çıkmıştır (Srnicek, 2017). Bu yeni ekonomik düzende algoritmalar, kullanıcı dikkatini ölçülebilir ve yönlendirilebilir bir kaynağa dönüştürerek, bilişsel süreçleri değer üretiminin girdisi haline dönüştürmektedir. Bu çerçevede bireyin dikkat, algı ve karar verme aşamaları giderek metalaştırılmakta, bireysel özerklik ise yapısal biçimde aşınmaktadır. Shoshane Zuboff’un (2019) gözetim kapitalizmi yaklaşımıyla birlikte değerlendirildiğinde, dijital platformların bilişsel sömürü üreten araçlar olduğu görülmektedir. Bu çalışma, dijital platformların inşa etmeye çalıştığı kullanıcı davranışlarını yönlendiren algoritmik mekanizmalar aracılığıyla bilişsel sömürüye dayalı bir politik ekonomi stratejisi kurduğunu ileri sürmekte ve bu yapının algoritmik şeffaflık, veri kullanımının sınırlandırılması dikkat odaklı tasarım pratiklerinin regülasyonlar yoluyla dengelenebileceğini savunmaktadır.

    2. Platform Kapitalizmi ve Dikkat Ekonomisi

    Platform kapitalizminin dikkat ekonomisi ile kesiştiği çerçeveyi ifade etmek için kavramların teorik arka planının birlikte ele alınması gerekmektedir. Herbert A. Simon’un (1971) dikkatin kıtlığına dair klasik tespiti, dijital platformların işleyiş mantığını açıklayan temel referans noktalarımdan biridir. Nick Srnicek’in (2017) platform kapitalizmi analizinde verinin yeni birikim rejiminin merkezine yerleştirilmesi, Zuboff’un (2019) gözetim kapitalizmi kavramıyla birleştiğinde, algoritmaların bireylerin davranışlarını düzenleyen bir egemenlik aracına dönüştüğünü göstermektedir (Algoritmanın manipülasyonu).

    Bu teorik çerçeve Byung-Chul Han’ın (2010) öz-sömürü ve pozitiflik şiddeti kavramlarıyla derinleşmekte, bireyin özgürlük yanılsaması altında kendi bilişsel emeğini tükettiğine işaret etmektedir. Benzer biçimde Evgeny Morozov’un (2022), “teknofeodalizm” eleştirisi dijital platformların kapitalizmin yeni bir egemenlik biçimini tesis ettiğini ileri sürmektedir. Bu bağlamda teorik literatür dikkat ekonomisi ve bilişsel sömürünün politik ekonomik bir dönüşümün parçası olduğunu ortaya koymaktadır.

    Bu teorik çerçeveden hareketle platform kapitalizminin yapısal özelliklerini daha somut perspektifte ele almak mümkündür. Platform kapitalizmi, veri üretimi ve işlenmesi üzerinden değer inşa eden çok taraflı pazarların yaygınlaşması ile tanımlanmaktadır. Bu yapıda dijital alanda kullanıcılar içerik tüketen pasif aktörler olmaktan çıkarak, aynı zamanda veri üreten aktif üreticiler haline gelmektedir. Platformların temel rekabet avantajı, geniş kitlelere hitab eden kullanıcı tabanlarından elde ettikleri veri setlerini analiz ederek, bireylerin davranışlarını öngörebilme ve yönlendirebilme kapasitesine dayanır.  Bu süreçte kullanıcıların platformlarda geçirdiği her an (platformda vakit geçirerek dikkatlerini verdikleri süre), artık platform sahibi şirketler için kazanç kapısı (platformun ekonomik değerini belirleyen ana unsur: kullanıcı dikkati) haline gelmiştir. Dolayısıyla ekonomik değer, klasik üretim süreçlerinden koparak maddi üretimden ziyade, kullanıcı etkileşimlerinin ve özellikle dikkat sürelerinin platformlar tarafından yakalanması ve metalaştırılması üzerinden üretilmektedir. Platformlar, kullanıcı davranışlarını izleyerek elde ettikleri verileri, reklamcılık, hedefleme ve kişiselleştirme süreçlerinde kullanarak bu değeri ekonomik çıktıya dönüştürmektedir.

    2. Algoritmik Mekanizmalar ve Bilişsel Sömürü

    Dijital platformların bilişsel sömürü üretme kapasitesi, büyük ölçüde algoritmik mekanizmaların işleyişine dayanmaktadır. Bu mekanizmalar, kullanıcı davranışlarının sürekli olarak izlenmesi, analiz edilmesi ve öngörülmesi üzerinden işleyen bir veri döngüsü üretmektedir. Platformlar, kullanıcı etkileşimlerinden elde ettikleri verileri işleyerek bireylerin tercihlerini tahmin edebilmekte ve bu doğrultuda içerik akışlarını yeniden düzenlemektedir.        Bu süreç, sırasıyla veri- algoritmik analiz- dikkat yönlendirme- davranışsal çıktı ve ekonomik değer üretimi şeklinde ilerleyen döngüsel bir mekanizma olarak kavramsallaştırılabilir. İlk aşamada kullanıcı davranışlarından elde edilen veriler (izlenme süresi, tıklanma, etkileşim yoğunluğu) toplanmakta, bir sonraki aşamada ise bu veriler algoritmalar aracılığıyla analiz edilerek kullanıcı profilleri oluşturulmaktadır. Üçüncü aşamada ise ilgili profiller doğrultusunda içerik akışı kişiselleştirilerek, bu durum kullanıcı dikkatinin belirli içeriklere yönlendirilmesini sağlamaktadır.

    Algoritmik öneri sistemleri, bu sürecin en kritik bileşenleri arasındadır. Bu sistemler, kullanıcıların platformlarda daha uzun süre kalmasını sağlayacak içerikleri ön plana çıkararak dikkat süresini maksimum seviyeye çıkarmayı hedeflemektedir. Sonsuz kaydırma (infinite scroll), otomatik oynatma (autoplay) ve anlık bildirimler gibi tasarım araçları aracılığıyla, kullanıcıların platformla etkileşimi kesintisiz hale getirilmekte ve kullanıcıların platformda tutulması artırılmaktadır. Bu durum kullanıcı davranışlarının sistematik bir şekilde yönlendirildiği bir yapıyı işaret etmektedir.

    Davranışsal iktisat literatürü, bireylerin kararlarının bağlama duyarlı olduğu ve belirli sunum biçimleri kanalıyla yönlendirilebileceğini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede dijital platformlar, kullanıcıların karar alma süreçlerine direkt olarak müdahale eden bir “tercih mimarisi” inşa etmektedir. Ancak müdahale tarzı klasik dürtme (nudge) yaklaşımlarından farklı olan bu sistemler, sürekli, ölçeklenebilir ve veri temelli bir yönlendirme kapasitesine sahiptir. Bu kapsamda kullanıcı algoritmik olarak şekillendirilen bilişsel bir aktöre dönüşmektedir. Bu mekanizma bilişsel sömürünün çerçevesini oluşturmaktadır. Sebebi ise dijital platformların kullanıcıların dikkatini ve bilişsel kapasitelerini ekonomik değer inşası için sürekli olarak mobilize etmesidir. Bu süreçte bireylerin karar alma özerkliği giderek zayıflamaktadır. Kullanıcı davranışları, algoritmik yönlendirmelerin sonucu olarak yeniden üretilmektedir.

    Bireyin karar alma özerkliği, algoritmanın ona sadece duymak istediklerini (veya onu en çok motive eden ya da provoke eden) sunduğu bir “yankı odası” içinde yok olur. Bu durum, bireyin farklı görüşlere olan tahammülünü azaltarak şiddet eğilimi, radikalleşme ve kutuplaşmayı artırabilmektedir. Benzer çerçevede filtre balonları, dark patterns (çevrimiçi platformlar aracılığıyla kullanıcı davranışlarını rızaları olmadan manipüle eden arayüz tasarımları) ile radikalleşmenin kuluçka merkezi inşa edilmektedir. Birey, sürekli olarak içerisinde olduğu algoritmanın, tercihlerinin ya da grubun en uç fikirleri ile onaylandığında, ılımlı olan her tepki “ihanet” gibi algılanmaya başlayarak bilişsel sömürünün nihai aşamasına ulaşmaktadır. Artık kendi iradesi dışında olmayan bir odanın yankısı ile hareket etmektedir.

    Sonuç olarak algoritmik mekanizmalar platform kapitalizminin temel birikim araçlarından biri olarak işlev görmekte ve dikkat ekonomisini bilişsel sömürüye dönüştüren yapısal bir köprü oluşturmaktadır. Bu bağlamda platformlar bireylerin bilişsel süreçlerini şekillendiren ve yöneten güç yapılarına dönüşmüştür.

    Bilişsel Özerklik Üzerindeki Etkileri

    Algoritmik yönlendirme mekanizmalarının dijital ekosistemde yaygınlaşması bireysel özerklik üzerinde yapısal ve derin etkiler yaratmaktadır. Kullanıcıların karar verme süreçleri, farkında olmadan maruz kaldıkları veri temelli manipülasyonlarla şekillenmekte, bu durum bireysel seçim özgürlüğünün ontolojik sınırlarını tartışmalı hale getirmektedir. Özerklik biçimsel düzeyde korunuyor gibi görünse de algoritmik filtreler, karanlık odalar, filtre balonları, bireylerin alternatif bilgi ve perspektiflere erişimini sınırlayarak bilişsel alanının giderek daralmasına sebebiyet vermektedir. Bu bağlamda dijital platformlar bireylerin bilişsel süreçleri üzerinde etkili olan güç merkezleri olarak değerlendirilebilir. Özellikle biçimsel olarak korunuyor gibi görünse de karar süreçlerinin altyapısını oluşturan bilgi akışının kontrolü bu özelliklerin fiili olarak aşınmasına neden olmaktadır.

    3. Bilişsel Sömürünün Politik Ekonomisi

    Platform kapitalizmi, bilişsel emeğin yeniden örgütlendiği bir iktidar mekanizması olarak karşımıza çıkmaktadır. Nick Srnicek’in (2017) “Platform Capitalism” adlı çalışmasında vurguladığı üzere, dijital platformlar, veri çıkarımı ve kullanıcı etkileşimi üzerinden değer üreten yeni bir birikim rejimi oluşturur. Kullanıcıların dikkat süreleri, platformların reklam gelirleri ve veri ekonomisinin temel girdisini oluşturmaktadır. Bu çerçevede bilişsel emek görünmez olur ve kullanıcılar içerik üreticisi ya da içerik tüketicisi olmanın dışında, sürekli veri üreten “bilişsel iş gücü” haline gelirler. Zuboff’un (2019), “The Age of Surveillance Capitalism (Gözetim Kapitalizmi Çağı)” kavramsallaştırmasıyla ifade ettiği “davranışsal artık” (behavioral surplus), kullanıcıların farkında olmadan ürettikleri verinin ekonomik değere dönüştürülmesini açıklamaktadır (Zuboff, 2019). Bu iş gücü ücretlendirilmemekte, aksine dikkat süresi üzerinden bilinçli bir biçimde sömürülmektedir. Bu durum, klasik Marksist emek-değer teorisinin ötesine geçerek, değerin üretim sürecinin bilişsel ve davranışsal alanlara kaydığını göstermektedir. Dolayısıyla platform kapitalizmi, klasik emek-sermaye ilişkisini aşarak yeni bir sömürü biçimi üretmektedir. Bu durum bireysel rızanın ihlal edildiği ve araçsallaştırıldığı bilişsel sömürü alanına evrilecektir. Byung-Chul Han’ın “The Burnout Society (Yorgunluk Toplumu)” analizinde belirttiği gibi, birey içselleştirilmiş performans zorunluluğu altında kendi kendini sömüren bir özneye dönüşmüştür. Morozov’un “dijital feodalizm” yaklaşımı ise platformların kullanıcılar üzerindeki veri egemenliğini yeni bir bağımlılık ilişkisi bağlamında tanımlamaktadır (Morozov, 2022).

    Küresel düzeyde Google ve Meta gibi platformlar kullanıcı davranışlarını analiz ederek mikro-hedefleme ile milyarlarca dolarlık gelir elde etmektedir. Örneğin YouTube’un otomatik oynatma ve öneri algoritmaları kullanıcıların platformda kalma süresini attırarak dikkat ve bilişsel sömürüyü derinleştirmektedir. Türkiye bağlamında, Trendyol ve Yemek Sepeti gibi platformlar, kullanıcı davranışlarını analiz ederek kişisel öneri sistemleri geliştirmekte ve veri temelli değer üretimi gerçekleştirmektedir. Ayrıca sosyal medya kullanımının yüksek oranda olduğu Türkiye’de kullanıcı etkileşimleri reklam ekonomisi ve politik iletişim süreçleri bağlamında da stratejik bir veri kaynağına dönüşmektedir.

    4.Sonuç ve Politika Önerileri

    Bu çalışma dijital platformların ekonomik değer üretme süreçlerinin veri temelli mekanizmalarla birlikte, dikkat ve bilişsel süreçler üzerinden de yapılandırıldığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda elde edilen bulgular, platform kapitalizminin regülasyonuna yönelik tek boyutlu politik müdahalelerin yetersiz kaldığını, çok boyutlu bir politika tasarımına ihtiyaç duyulduğunu işaret etmektedir. Bu çerçevede uygulanabilecek önlemler;

    Algoritmik şeffaflık zorunluluğu: İlk aşamada platformların içerik öneri sistemleri ve veri işleme süreçlerinin denetlenebilirliğini sağlamaya yönelik temel bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu gereklilik, gözetim kapitalizminin temel dinamiklerini analiz eden Zuboff (2019) tarafından ifade edilen şeffaflık eksikliği problemi ile doğrudan ilişkilidir. Algoritmik karar alma süreçlerinin belirsizliği, piyasa aksaklıkları ile, denetim sorunlarına da yol açabilmektedir.

    Veri kullanımının sınırlandırılması: İkinci aşamada kullanıcı verilerinin ticari amaçlı işlenmesine yönelik açık ve bağlayıcı kuralların oluşturulması gerekmektedir. Bu bağlamda General Data Protection Regulation (GDPR), veri minimizasyonu, amaç sınırlılığı ve açık rıza ilkeleri ile önemli bir düzenleyici referans sunmaktadır (Voigt & Von dem Bussche, 2017). Ancak mevcut düzenlemelerin platformların davranışsal veri çıkarımı kapasitesi karşısında sınırlı düzeyde kaldığı da dikkate alınmalıdır.

    Dikkat tasarımının regülasyonu: Platformların kullanıcı davranışlarını yönlendiren arayüz ve etkileşim mekanizmalarının normatif çerçevelere bağlanmasını gerekli kılmaktadır. Sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve bildirim tasarımı gibi unsurlar, kullanıcıların dikkatini sürekli olarak platformda tutmayı amaçlayan davranışsal mühendislik teknikleri olarak değerlendirilmektedir. Bu kapsamda “dark patterns” olarak adlandırılan manipülatif tasarım stratejilerinin sınırlandırılması, kullanıcı özerkliğinin korunması ve bilişsel sömürüyü önlemek açısından kritik önemdedir.

    Dijital haklar çerçevesinin genişletilmesi: Kullanıcıların veri güvenliği ile bilişsel özerkliklerini de kapsayan regülasyonların düzenlenmesi, geliştirilmesi ve yenilenmesi önem arz etmektedir. Bu bağlamda Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren “Dijital Hizmetler Yasası (DSA)”, AI Act (Yapay Zekâ Yasası), New York’ta uygulanan “Safe for Kids Act” (bağımlılık yapıcı algoritmaların kısıtlanması) ve Çin’de uygulanan algoritma yönetmeliği gibi düzenlemeler, bireylerin bilişsel kaynaklarının piyasa aktörleri tarafından sınırsız biçimde sömürülmesini sınırlandırmaya yönelik “dijital dikkat hakkı” kapsamında normatif girişimler olarak değerlendirilebilir.

    Bağımsız algoritmik denetim mekanizmalarının oluşturulması: Dijital platformların kamusal veya yarı-kamusal yapılar tarafından izlenmesi ve değerlendirilmesini mümkün kılan   yapılar platform ekonomilerinde giderek derinleşen asimetrik güç ilişkilerini denetleyebilecek dengeleyici bir rol üstlenebilir.

    Teorik çerçevede bu çalışma, platform kapitalizminin üretim ve bölüşüm ilişkilerini dönüştüren ekonomik bir yapı olması ile bireylerin bilişsel süreçlerini ekonomik değer üretiminin öznesine yerleştiren yeni bir egemenlik biçimi inşa ettiğini iddia etmektedir. Algoritmik mekanizmalar aracılığıyla dikkat, sistematik bir biçimde yönlendirilmekte ve davranışlar öngörülebilir hale getirilerek, bilişsel süreçler metalaştırılmaktadır. Bu dönüşüm, konvansiyonel politik ekonomi analizlerinin sınırlarını aşındırarak “bilişsel politik ekonomi” olarak adlandırılabilecek yeni bir analitik çerçeveyi gerekli kılmaktadır. Bu çerçeve, dikkat, algı, tercih oluşumu ve karar verme süreçlerini de ekonomi politik analizin merkezine yerleştirmektedir.

    Sonuç olarak, platform kapitalizmi, ekonomik bir paradigma değişimini işaret etmekte ve bilişsel özerkliğin yeniden tanımlandığı ekonomi-politik yapısal bir kırılmayı ifade etmektedir. Bu kırılmanın etkin bir çerçevede yönetilebilmesi, algoritmik şeffaflık, veri yönetişimi ve dikkat ekonomisinin regülasyonuna yönelik bütüncül politika yaklaşımlarının geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir.

     

    KAYNAKÇA

    Car, P. (2025, Ocak). Regulating dark patterns in the EU: Towards digital fairness (EPRS At a Glance PE 767.191). European Parliamentary Research Service, accessed 20 April 2026. https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/ATAG/2025/767191/EPRS_ATA(2025)767191_EN.pdf.

    Couldry, N., & Mejias, U. A. (2019). The costs of connection: How data is colonizing human life and appropriating it for capitalism. In The costs of connection. Stanford University Press.

    Cohen, Julie E, Between Truth and Power: The Legal Constructions of Informational Capitalism (New York, 2019; online edn, Oxford Academic, 24 October 2019), accessed 20 April 2026. https://doi.org/10.1093/oso/9780190246693.001.0001.

    European Union (EU) (2016). Access to European Union law. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A32016R0679.

    Fuchs, C. (2014). The power and political economy of social media. Social Media: A Critical Introduction. London: SAGE Publications Ltd, 97-125.

    Han, B. C. (2021). Byung-Chul Han. Lazarillo: Revista de la Asociación de Amigos del Libro infantil y juvenil, (44), 3-3.

    Morozov, E. (2022). Critique of techno-feudal reason. New Left Review, 133(134), 89-126.

    Pariser, E. (2011). The filter bubble: What the Internet is hiding from you. p.10 Penguin UK.

    Simon, H. A. (1996). Designing organizations for an information-rich world. International Library of Critical Writings in Economics, 70, 187-202.

    Srnicek, N. (2017). Platform capitalism. John Wiley & Sons.

    Sunstein, C. R. (2018). Republic: Divided democracy in the age of social media.

    Thaler, R. H., & Sunstein, C. R. (2008). Improving decisions about health, wealth and happiness (Vol. 304). New Haven: Yale University Press.

    Van Dijck, José, Thomas Poell, and Martijn de Waal, The Platform Society (New York, 2018; online edn, Oxford Academic, 18 Oct. 2018), https://doi.org/10.1093/oso/9780190889760.001.0001, Accessed 18 April 2026.

    Wigmore, I. (2020). Microtargeting (What is microtargeting?). TechTarget.  Accessed 14 April 2026.  https://www.techtarget.com/searchcio/definition/microtargeting.

    Voigt, P., & Von dem Bussche, A. (2017). The EU General Data Protection Regulation (GDPR): A practical guide. Springer. https://doi.org/10.1007/978-3-319-57959-7.

    Wu, T. (2017). The attention merchants: The epic scramble to get inside our heads. Vintage.

    Zuboff, S. (2023). The age of surveillance capitalism. In Social theory re-wired (pp. 203-213). Routledge.

     

    Paylaş Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr WhatsApp Email
    Önce YazıAvrupalı Gençlerin ‘Güvenli Liman’ Arayışı
    Sonraki Yazı Denizci Bir Gençlik, Mavi Bir Gelecek
    Avatar fotoğrafı
    Dr. Hatice Sururi

    Dr. Hatice SÜRURİ, Gebze Teknik Üniversitesi Teknopark’ta Uzman olarak görev yapmakta ve Gebze Teknik Üniversitesi'de, misafir akademisyen olarak ders vermektedir. Lisans eğitimini Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü’nde, yüksek lisansını İşletme (MBA) programında tamamlamıştır. Doktora derecesini Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi İktisat Anabilim Dalı’ndan; OECD ülkelerinde ekonomik özgürlükler, demokrasi, politik istikrar ve ekonomik büyüme ilişkisini politik ekonomi çerçevesinde incelediği teziyle almıştır. Kamu ve proje yönetimi alanında deneyim sahibi olan Süruri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde eğitim, organizasyon ve stratejik yönetim süreçlerinde görev yapmış; çeşitli ulusal ve uluslararası projelerde eğitmen ve araştırmacı olarak yer almıştır. Akademik çalışma alanları; politik ekonomi, strateji ve güvenlik çalışmaları, hibrit tehditler, dezenformasyon, dijital ve siber terörizm, savunma ekonomisi, ekonomik istihbarat ve göç ekonomisidir.

    Diğer Yazılar

    Gençlerin Üniversite Bölüm Tercihleri, Tercih Nedenleri ve İşsizlik Korkusu

    Temmuz 16, 2026

    Denizci Bir Gençlik, Mavi Bir Gelecek

    Mayıs 15, 2026

    Avrupalı Gençlerin ‘Güvenli Liman’ Arayışı

    Mayıs 15, 2026

    Gençlik ve Yeni İletişim Dinamikleri

    Mayıs 2, 2026

    Comments are closed.

    Bizi Takip Et
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    • LinkedIn
    Bunları Kaçırma
    Analiz

    Gençlerin Üniversite Bölüm Tercihleri, Tercih Nedenleri ve İşsizlik Korkusu

    Yazar Dr. Ömer Faruk ÖzyalçınTemmuz 16, 20260

    Öğrenciler için üniversite giriş sınavı sadece bir sınav değil, ömür boyu yapmayı düşündükleri meslekleri için…

    Denizci Bir Gençlik, Mavi Bir Gelecek

    Mayıs 15, 2026

    Platform Kapitalizmi ve Bilişsel Sömürü

    Mayıs 15, 2026

    Avrupalı Gençlerin ‘Güvenli Liman’ Arayışı

    Mayıs 15, 2026

    Abone Ol

    Lorem Ipsum Dolar Sıt Amet Lorem Ipsum Dolar Sıt Amet

    Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
    • Hakkımızda
    • Yazarlarımız
    • İletişim

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.